İktidar, Kurumlar ve Toplumsal Düzen: Bir Siyaset Bilimci Perspektifinden Analiz Toplumlar, tarihsel süreçlerinde iktidar ilişkileri etrafında şekillenir. İnsanlar, grup kimlikleri, toplumsal değerler ve ideolojiler doğrultusunda bir araya gelirken, genellikle bir merkezde konumlanmış güç, bu toplulukların yönünü belirler. Peki, bu merkezdeki güç kimdir? Nasıl işler? Ve kimlerin katılımı ile meşrulaşır? Bu sorular, siyaset biliminin temel odak noktalarını oluştururken, aynı zamanda toplumların içsel çelişkilerinin, çatışmalarının ve güç dinamiklerinin derinliklerine inmeyi de gerektirir. Siyaset, sadece devletin yönetimi değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin nasıl düzenlendiği, hakların nasıl tanımlandığı, bireylerin devlete ve topluma karşı sorumluluklarının nasıl belirlendiği ile ilgilidir. Bu bağlamda, meşruiyet ve katılım gibi…
Yorum BırakRenkli Dünya Hikayeleri Yazılar
Ülkemizdeki Yönetim Şekilleri Nelerdir? Türkiye’deki yönetim şekilleri, biraz karmaşık ama bir o kadar da ilginç. Çoğumuz, özellikle gençler, okullarda öğrendiğimiz temel kavramlarla bunları karıştırabiliyoruz. Hani “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” falan deyince bir an donup kalıyoruz. O yüzden, bu yazıda ülkemizdeki yönetim şekillerini hem bilimsel bir açıdan hem de herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir dille açıklamaya çalışacağım. Demokrasi: Temelde Halkın Egemenliği Bildiğiniz gibi, Türkiye’deki yönetim şekli aslında cumhuriyet. Cumhuriyet, halkın egemenliğini esas alan bir sistem. Hani eskiden monarşi vardı ya, padişahlar ya da krallar halkı yönetirdi. Cumhuriyet ise halkın kendini yönetme şeklidir. Türkiye’de de demokrasi, yani halkın iradesinin esas olduğu bir yönetim anlayışı…
Yorum BırakKaradeniz Bölgesinin Yöresel Eşyaları: Edebiyatın Işığında Bir Kültürel Yolculuk Edebiyatın Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin gücü her zaman benim düşünsel haritamı şekillendirmiştir. Edebiyat, bir toplumun kültürünü, günlük yaşamını ve ruh halini yansıtan bir aynadır; bir toplumun derinliklerine inerken, o toplumun eşyaları da birer sembol olarak karşımıza çıkar. Eşyalar, sadece fiziksel nesneler değildir; onlar, geçmişin, anıların, duyguların ve düşüncelerin izlerini taşır. Karadeniz Bölgesi’nin yöresel eşyaları da işte böyle birer “sözcük” gibidir. Her bir eşya, yaşanmışlıkların, hikayelerin ve karakterlerin saklı olduğu bir evrendir. Bu yazıda, Karadeniz’in derinliklerinden gelen yöresel eşyaları, edebiyatın ışığında anlamaya çalışacağız. Karadeniz, sadece doğası ve…
Yorum BırakSucuk Afyon’un Mu? Küresel ve Yerel Açıdan Bakalım Hadi gelin, bugün hep birlikte Türk mutfağının olmazsa olmaz lezzetlerinden biri olan sucuğu tartışalım. Ama bu tartışma biraz farklı olacak. “Sucuk Afyon’un mu?” diye soracak olursak, bu soru yerel bir mesele gibi görünse de aslında bir tür kültürlerarası karşılaştırmaya dönüşüyor. Türkiye’de ve dünyada sucuk nasıl bir yer edinmiş, Afyon’un bu konuda nereye oturduğu gerçekten önemli mi? Gelin, bunun küresel ve yerel açıdan ne anlama geldiğine bakalım. Sucuk: Kökleri ve Kültürel Bağlantıları Sucuk, hepimizin mutfaklarında farklı şekillerde yer alan, baharatlı ve nefis kokusuyla bilinen bir et ürünüdür. Ancak her bölge, her ülke kendi…
Yorum BırakRezonans Nedir Şan? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme İstanbul’un karmaşasında, her sabah işe giderken kafamda dönüp duran bir soru var: “Rezonans nedir şan?” Bu soruyu sormamın tek nedeni, ses dalgalarının ne kadar büyüleyici olduğu değil, aslında çok daha derin bir anlam taşıyor olması. Rezonans, fiziksel bir kavram olmanın ötesinde, toplumsal ilişkilerde de karşımıza çıkıyor. Sesin, bir frekansı bulduğunda ne kadar güçlü bir yankı uyandırabileceğini hepimiz biliyoruz. Peki ya bu yankı, toplumun farklı kesimlerinde nasıl bir etki yaratır? Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi konularla rezonans arasındaki ilişkiyi gündelik hayattan örneklerle incelemek, aslında toplumsal yapıyı daha…
Yorum BırakR Harfi Nasıl Çıkar? Bir Hikaye Üzerinden Bazen hayat, aslında çok basit bir soruyla bizi baş başa bırakır: “R harfi nasıl çıkar?” Hiç düşünmediniz mi? Benim için, bu soru hem küçük bir çocukluk anısının, hem de bir yetişkin olarak işlerimi daha verimli hale getirmeye çalıştığım bir dönemin simgesi haline geldi. R harfi, sadece bir harf değil, aynı zamanda bir sembol. Şimdi gelin, size bu soruyu hayatımda nasıl anlamlı hale getirdiğimi anlatayım. Çocukken “R” Harfini Çıkarmak: Bir Çaba ve Azim Hikayesi Çocukken, okulda yazı yazmayı öğrenmeye başladığımda ilk büyük sınavım “R harfi” olmuştu. Diğer harfler gibi o kadar da zor değildi;…
Yorum BırakHukuk Kurallarını Diğer Kurallardan Ayıran Nedir? Giriş: İnsanlığın Derin Sorusu Hukuk kuralları her toplumda bir biçimde varlığını sürdürür; kimileri için bu kurallar koruyucu bir şemsiye, kimileri içinse zorlayıcı bir baskıdır. Ancak, hukukun derinliklerine inmeden önce şu basit ama düşündürücü soruyu sormak gerekir: Bir eylemi doğru veya yanlış kılan nedir? Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi alanlar, bu soruya dair temel soruları sormamıza yardımcı olur. Bir etik ikilemde, bir kişinin doğruyu yanlıştan ayırt etme biçimi, ona neyin “doğru” ve neyin “yanlış” olduğuna dair inançlarını sorar. Aynı şekilde, epistemoloji, bireyin bilgiye ulaşma ve doğruyu yanlışla ayırt etme sürecini anlamaya çalışırken, ontoloji de…
Yorum BırakGeçerli Bir Tövbenin Şartları Nelerdir? Tövbe, yalnızca dini bir kavram değil, aynı zamanda insana dair derin bir içsel dönüşüm sürecidir. Hem bireysel olarak hem de toplumsal açıdan bakıldığında, tövbe; insanın yaptığı yanlışları kabul edip, bu hatalardan pişman olarak bir daha yapmamaya karar verdiği bir olgudur. Bu yazıda, tövbenin ne olduğunu, geçerli bir tövbenin şartlarını küresel ve yerel bir bakış açısıyla inceleyeceğim. Hem Türkiye’den hem de dünyanın farklı köylerinden örnekler vererek, tövbenin evrensel anlamını ve kültürel farklılıkları ele alacağım. Tövbe Nedir? Geçerli Bir Tövbe Ne Demektir? Öncelikle, tövbe kavramını kısaca hatırlayalım. Tövbe, bir kişinin yaptığı yanlışları kabul edip, bu yanlışlardan pişmanlık…
Yorum BırakFotoğrafın Başka Nerede Kullanıldığını Bulma: Bir Filozofun Merceğinden Bir fotoğraf. Tek bir kare. Lakin o kareyi bir kez dünya ile paylaştığınız anda, o fotoğraf yalnızca “sizin” belleğinizin bir parçası olmayı bırakır. Başka belleklere, dijital arşivlere, anonim yollara karışır. Peki o an, bir görüntünün “nerede, nasıl, ne amaçla” kullanıldığını bilmek —ve hatta bu bilgiyi elde etmek— ne anlama gelir? Bu soru, yalnızca teknik bir meraktan değil, varlığın, bilginin ve etik sorumlulukların kesiştiği felsefi bir düğüm açar. Ontolojik Boyut: Fotoğrafın Varlığı ve Dijital Yayılma Bir fotoğraf —fiziksel ya da dijital— sabit bir nesne değildir; o, paylaşıldıkça, kopyalandıkça, çoğaldıkça “varlığını yeniden tanımlar.” Orijinal…
Yorum BırakAtatürk’ün Dayısı Kimdir? Bugün Atatürk’ün dayısı kimdir sorusuyla karşılaştığımda, içimden bir ses “Ah, yine mi?” diyor. Evet, yine Atatürk’ün ailesine dair konuşuyoruz. İnsanların gözünde “Atatürk” ve “Türk tarihi” öylesine büyütülmüş ki, her bir detayın altı açılmak isteniyor. Oysa gerçek şu ki, Atatürk’ün dayısı, pek çoğumuzun aklında çok da yer eden biri değil. Ama bu sorunun arkasında, Atatürk’ün kişisel hayatına dair bir ilgi, bir merak var ve bunu sorgulamadan geçmek biraz haksızlık olur. Peki, Atatürk’ün dayısı kimdir? Aslında, bu soru cevapsız da kalabilir, çünkü Atatürk’ün ailesi, ona çok büyük bir etki yaratmış olsa da, dayısının ismi genellikle halk arasında çok fazla…
Yorum Bırak